Pakistan açıkladı: Afganistan ile savaş başladı!

 



Pakistan, çatışmalarda 133 Taliban savaşçısının öldüğünü açıkladı. Pakistan ve Afganistan arasındaki sınır olarak kabul edilen Durand Hattı boyunca karşılıklı saldırılar devam ediyor. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, ABD şirketi X'in sosyal medya platformunda yayınlanan bir basın açıklamasında, operasyonlarda 72 Afgan'ın öldürüldüğünü ve 120'den fazla kişinin yaralandığını belirtti.

Tarar, yedi askeri karakolun ele geçirildiğini ve 16 karakolun yanı sıra 36'dan fazla tank, topçu ve zırhlı aracın imha edildiğini iddia etti.

Tolo News'e göre, Afganistan Hükümeti Sözcüsü Yardımcısı Hamdullah Fitrat, misilleme operasyonlarında 55 Pakistan askerinin öldürüldüğünü ve 23 askerin cesedinin ve çok sayıda silahın ele geçirildiğini belirtti.

Firat ayrıca, bir Pakistan ordusu karargahının ve 19 kontrol noktasının ele geçirildiğini iddia etti. Afgan hükümeti sözcüsü Zabihullah Mujahid, iki ülke arasındaki sınır olarak kabul edilen Durand Hattı boyunca Pakistan askeri tesislerine karşı kapsamlı operasyonlar başlatıldığını duyurdu.

Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar da Afganistan'a karşı misilleme önlemlerinin devam edeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

 



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.


İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının öne çıkan noktaları:


Dün gece maalesef üzücü bir haber aldık. Balıkesir 9. Ana Jet Üssü Komutanlığımızdan kalkan ve görev uçuşunda olan bir F-16 uçağı düştü ve pilot şehit oldu.

Öncelikle, kahraman şehidimiz Hava Pilotu Tümgeneral İbrahim Bolat'ın ailesine ve sevdiklerine, Türk Silahlı Kuvvetlerine ve değerli milletimize başsağlığı diliyorum. Kazanın nedenlerini belirlemek için gerekli soruşturmalar başlatıldı. Şehit pilotumuzun ruhu şad olsun, yeri cennet olsun.

Camilerimiz dolup taşıyor. Çocuklarımız ve gençlerimiz camilerimizi giderek daha fazla canlandırıyor. Bu yıl da, ülke genelinde söylenen ilahilerle birlikte bir millet olarak sevinci, coşkuyu ve manevi mutluluğu birlikte yaşıyoruz. Kabe'de hacılar "Hu Allah..." derler.

 Besteciden icracıya kadar tüm kardeşlerime tebriklerimi iletiyorum; bu ilahiyi dillere ve Allah'ın izniyle gençten yaşlıya halkımızın kalplerine kazıyarak, bu güzel ilahilerle ülkemizi tek ses ve tek yürek olarak birleştirdiler.

Özellikle okul bahçelerinde çocuklarımızın bu ilahileri birlikte söylemelerini ve Allah'ın adını hep bir ağızdan zikretmelerini görmek bizi son derece mutlu ve gururlu etti.

Milli Eğitim Bakanlığımız, "Türkiye Yüzyılı Eğitim Modeli" ve "Eğitimin Kalbinde Ramazan" çerçevesinde çeşitli etkinliklerin düzenlenmesiyle ilgili olarak 81 ilimize bir mektup gönderdi.

 Bu mektupta ne yazıyor? Ramazan boyunca öğrenciler için tartışma programları düzenleneceği ve iftar yemeklerinin verileceği belirtiliyor. Bu etkinliklerin anayasal bir dayanağı var.

Bu mektubun gönderilmesinden hemen sonra, Ramazan'ın başlamasına sadece bir gün kala, sayıları giderek azalan bir grup fanatik ortaya çıktı ve millete karşı zehir ve nefret saçan, o bayat "Laiklik elden kayıyor" şarkısını söyleyen rezil açıklamalarını yayınladı.


Türk futbol tarihine geçen galibiyet!

 



Karşıyaka, deplasmanda Nazillispor'u 10-0 yenerek Türk futbolunda tarih yazdı.

TFF 3. Lig 4. Grup'ta Karşıyaka, Altay derbisi öncesinde büyük yankı uyandırarak Nazillispor'u deplasmanda 10-0 yenerek Türk futbolunun en büyük galibiyet rekorlarından birini kırdı.

Takım, ligin son sırasındaki genç ve zayıf rakibini tarihi bir skorla mağlup ederken, yarım asır sonra da ilk kez bir ilke imza attı. 47 yıl önce, 19 Eylül 1979'da Türkiye Kupası'nda Kuşadasıspor'u 10-0 yenerek elde ettikleri 10-0'lık rekoru egale ettiler.

Nadir görülen bir olayda, yeşil-kırmızılı takımda iki oyuncu hat-trick yaptı. Karşıyaka'nın en golcü oyuncuları Ömer Faruk Sezgin ve Yasin Uzunoğlu, üçer gol kaydetti. Son yedi dakikada dört gol atan Karşıyaka'da, ikinci yarıda oyuna giren Yasin, 45 dakikada hat-trick'ini tamamladı.

 Yasin, gol sayısını 12'ye çıkararak takımın en golcü oyuncusu konumunu korudu. Bu maçtan önce 21 maçta 31 gol atan İzmir takımı, bu maçta toplam gol sayısını 41'e çıkararak sezonun ikinci yarısında ilk gol serisini yakaladı ve 47 puanla grupta üçüncü sıradaki yerini koruyarak Play-Off biletini garantiledi.

Grupta yer alan Karşıyaka, 1 Mart Pazar günü İzmir derbisinde Altay'ı ağırlayacak ve sezonun ilk yarısında son dakikada yediği golle 1-1 berabere kaldığı maçın rövanşında rakibini yenerek yükselişini sürdürmeyi hedefleyecek.


Erdoğan imzaladı: Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de




 Resmi Gazete'de yayımlanan bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki bakan yardımcıları görevden alındı ​​ve yerlerine yenileri atandı. Kararnamede ayrıca 17 ilde vali yardımcısı ve 135 ilçede kaymakam atanması da yer aldı ve bu durum birçok ilin idari yapısında önemli değişikliklere yol açtı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan kararnamede ilk olarak Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki görevden almalar yer aldı.

Adalet Bakan Yardımcıları Ramazan Can, Hurşit Yıldırım, Mehmet Yılmaz ve Niyazi Acar ile İçişleri Bakan Yardımcıları Münir Karaloğlu, Mehmet Sağlam ve Mehmet Aktaş görevden alındı.

Boş pozisyonlara yeni atamalar yapılırken, valilik ve ilçe yönetimlerinde de kapsamlı değişiklikler yapıldı; 17 ilde vali yardımcısı ve 135 ilçede kaymakam atandı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan 19 Şubat 2026 tarihli ve 2026/63 sayılı karara göre, Iğdır Vali Yardımcısı Abdurrahman Çelebi, Tunceli Vali Yardımcısı Ertuğrul Aslan ve Kastamonu-Tosya Kaymakamı Uğur Ünsal Göç Yönetimi Müdürlüğüne atanmıştır.

• Çankırı Vali Yardımcısı Abdulhamit Mutlu, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Şube Müdürlüğüne atanmıştır.

• Ayrıca, Gaziantep Vali Yardımcısı Hüseyin Kaptan'ın Şanlıurfa-Ceylanpınar Kaymakamlığına atanmasına ilişkin 27 Mayıs 2025 tarihli ve 2025/205 sayılı karar iptal edilmiştir.

• Bu kararla Burdur'un Bucak İlçesi Kaymakamı Bayram Gale, Konya Vali Yardımcılığı görevine atandı; Osmaniye Vali Yardımcılığına Düzce Akçakoca Kaymakamı Deniz Pişkin atandı; Bolu Vali Yardımcılığına Mersin Mezitli Kaymakamı Turgay Gülenç atandı; Antalya Gazipaşa Kaymakamı Selami Korkutata, Kütahya Vali Yardımcılığına atandı; Tekirdağ Malkara Kaymakamı Eyüp Kaykaç, Sakarya Vali Yardımcılığına atandı; Adıyaman Vali Yardımcılığı görevine, Diyarbakır Kocaköy Kaymakamı Şükrü Alperen Göktaş; Hatay Vali Yardımcılığına, Kayseri'nin Yahyalı İlçesi Kaymakamı Hamza Selçuk; Kahramanmaraş Vali Yardımcılığına Van Saray Kaymakamı Ökkeş Safa Türkoğlu atandı; Şanlıurfa'nın Bozova İlçesi Kaymakamı Halil İbrahim Yeşilyurt, Sivas Vali Yardımcılığı görevine atandı; • Göç Yönetimi Müdürlüğü Daire Başkanı Soner Divli ve Amasya Gümüşhacıköy eski Kaymakamı Baha Büyükkaymakçı, Niğde Kaymakamlığına atandı.

• Öte yandan, Bayburt-Aydıntepe Kaymakamı Abdulkadir Nar, Siirt Valiliğine Hukuk Danışmanı olarak atandı.

• Bu kararla 8 kaymakam ve 16 ilçe kaymakamının görev yerleri değiştirilirken, 17 ilde kaymakam ve 135 ilçede ilçe kaymakamı atandı.


Beklenmedik Hareketlilik: Dönüşler Artıyor

 



Türkiye İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi bugün yaptığı açıklamada, toplam 1.366.215 Suriyeli mültecinin Türkiye topraklarından gönüllü olarak ülkelerine döndüğünü duyurdu.

Ankara'da düzenlenen bir etkinlikte konuşan Bakan, dönüşlerin "gönüllü, güvenli ve onurlu" olduğunu belirtti.

Çiftçi, bu dönüşlerin zaman çerçevesine ilişkin ayrıntı vermedi.

Türkiye, 14 yılı aşkın süredir milyonlarca insanı Suriye sınırları içinde ve dışında yerinden eden savaşın başlangıcından bu yana en büyük Suriyeli mülteci nüfuslarından birine ev sahipliği yapıyor.

8 Aralık 2024'te Beşar Esad rejiminin devrilmesinden bu yana, ülkelerine dönen Suriyelilerin sayısında bir artış gözlemlendi. Bu, Suriye'de yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor.

Bu arada, Lübnan Başbakan Yardımcısı Tarek Mitri, iki komşu ülke arasındaki koordinasyon sayesinde 2025 yılına kadar en az 500.000 Suriyeli mültecinin Lübnan'dan ülkelerine döneceğini açıkladı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (UNHCR) Suriye misyonu başkanı Gonzalo Vargas Llosa, 2026 yılına kadar yaklaşık bir milyon Suriyeli mültecinin ülkelerine döneceğini öngörmüştü. Bu öngörü, 8 Aralık 2024'te Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye'nin geçirdiği kademeli iyileşme süreci bağlamında yapılmıştı.

Alanya'da korkutan yangın




 Antalya'nın Alanya ilçesinde 5 katlı bir apartmanın 3. katında çıkan yangın paniğe neden oldu.

Yangın, Kestel semtindeki Süller Caddesi üzerindeki 5 katlı bir apartmanın 3. katında, saat 14:40 civarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yangın henüz belirlenemeyen bir nedenle başladı. Yükselen dumanı fark eden sakinler olayı 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.

Ekipler olay yerine hızla ulaşarak yangını kontrol altına aldı. Can kaybı veya yaralanma olmamasına rağmen, dairenin oturma odası kullanılamaz hale geldi. Yangının nedenini belirlemek için soruşturma başlatıldı.

Antalya'nın Alanya ilçesinde beş katlı bir apartmanın üçüncü katında çıkan yangın paniğe neden oldu.

Yangın, Kestel semtindeki Süller Caddesi üzerindeki apartmanda saat 14:40 civarında meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle dairede başlayan yangın, hızla yoğun duman oluşturdu. Sakinler dumanı fark ederek olayı 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.

Olay yerine gelen ekipler yangını kontrol altına aldı. Can kaybı veya yaralanma olmadı. Ancak dairenin oturma odası kullanılamaz hale geldi. Yangının nedenine ilişkin soruşturma başlatıldı.


Uşak'ta Beyine Dair Yolculuk

 


Uşak İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki Uşak Öğretmen Akademileri ve Felsefe ve Düşünce Akademisi, öğretmenler için "Beyin Üzerine" başlıklı bir söyleşi düzenliyor.

Uşak Üniversitesi akademisyeni Hüseyin Haydar Kutlu'nun da katılacağı program, insan için en önemli organlardan biri olan beyin üzerine odaklanacak ve öğretmenler için "Beyin Üzerine" başlığı altında özel bir söyleşi gerçekleştirilecek.

Söyleşinin amacı, zihinsel süreçleri felsefi derinlikle harmanlayarak öğretmenlere aktarmak ve eğitimcilerin bakış açılarını genişletmektir.


TEKEŞOĞLU KÖŞKÜNDE FELSEFİ BİR İLHAM

Tarihi ve kültürel dokusuyla bilinen Tekeşoğlu Köşkü'nde gerçekleşecek bu önemli buluşma, 13 Şubat Cuma günü saat 15:00'te başlayacak ve katılımcı öğretmenler için beyin fırtınası oturumlarıyla bilimsel ve felsefi bir alan yaratmayı amaçlayan bir söyleşi olacak. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen bu proje, sosyal ve kültürel etkinlikler aracılığıyla öğretmenlerin mesleki gelişimini güçlendirmeyi amaçlamaktadır.


Fransa Futbol Federasyonu Başkanı'nın Türkiye korkusu




 Portekizli efsane Pepe'nin yönettiği kura çekimi sonucunda, Milli Takımımız UEFA Uluslar Ligi A Grubu'nda Fransa, İtalya ve Belçika ile birlikte 1. Grup'ta yer aldı.

Fransa Futbol Federasyonu Başkanı Philippe Diallo, Türkiye ile oynanacak maçla ilgili olarak, "Evimizde Türkiye ile oynadığımızda tribünlerde birçok Türk taraftar olacak. Kendimizi tamamen evimizde hissedeceğimizden emin değilim." dedi.

Türkiye Milli Futbol Takımı'nın tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edeceği 2026/27 UEFA Uluslar Ligi sezonunun kura çekimi, Belçika'nın başkenti Brüksel'de yapıldı.


TÜRKİYE, FRANSA – İTALYA – BELÇİKA GRUBU'NDA

Portekizli futbol efsanesi Pepe'nin yönettiği kura çekimi sonucunda Türkiye, UEFA Uluslar Ligi A Grubu'nda Fransa, İtalya ve Belçika ile birlikte 1. Grup'ta yer aldı. Hilal Yıldızları, Avrupa'nın güçlü futbol ülkeleriyle mücadele edecek.


FRANSIZ TARAFINDAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR

Fransa Futbol Federasyonu Başkanı Philippe Diallo, beraberliğin ardından Türkiye maçı hakkında konuştu. Diallo, "Evimizde Türkiye ile oynadığımızda tribünlerde birçok Türk taraftar olacak. Kendimizi tamamen evimizde hissedeceğimizden emin değilim." dedi.

Lahic’in Radfan İlçesinde Kitlesel Gösteriler: Güney’de Ayrılıkçı Talepler Yeniden Gündemde



Yemen’in güneyindeki Lahic vilayetine bağlı Radfan ilçesinde binlerce kişinin katılımıyla kitlesel gösteriler ve halk buluşmaları düzenlendi. Gösterilere katılan kalabalıklar, Güney Yemen’in siyasi geleceğine ilişkin taleplerini dile getirirken, özellikle ayrılıkçı söylemlerin öne çıktığı gözlemlendi.

Yerel kaynaklara göre, Radfan’da düzenlenen gösterilerde Güney Yemen’in eski devlet yapısının yeniden kurulması çağrıları yapıldı. Katılımcılar, bölgenin siyasi ve ekonomik koşullarından duydukları memnuniyetsizliği dile getirerek, kendi kaderini tayin hakkı vurgusunda bulundu. Meydanlarda Güney Yemen bayrakları taşınırken, çeşitli sloganlar atıldı.

Gösterilerin, son dönemde güney vilayetlerinde artan siyasi hareketlilikle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Özellikle Aden, Lahic ve çevre bölgelerde düzenlenen benzer etkinlikler, güney meselesinin yeniden yoğun bir şekilde tartışılmasına yol açtı. Radfan’daki kalabalığın büyüklüğü ise bu taleplerin tabandaki karşılığına işaret eden önemli bir gösterge olarak yorumlandı.

Siyasi gözlemciler, söz konusu gösterilerin yalnızca yerel bir tepki olmadığını, aynı zamanda Yemen genelindeki güç dengeleri ve devam eden siyasi süreçlerle yakından ilişkili olduğunu belirtiyor. Güney’deki farklı aktörlerin tutumu ve bölgesel gelişmelerin seyri, önümüzdeki dönemde benzer kitlesel mobilizasyonların artabileceğine işaret ediyor.

Öte yandan, gösterilerin genel olarak barışçıl bir atmosferde geçtiği, ancak güvenlik güçlerinin bölgede önlem aldığı bildirildi. Radfan’daki gelişmeler, Yemen’in güneyindeki siyasi dinamiklerin önümüzdeki süreçte daha da belirleyici olabileceğini ortaya koyuyor.

Epstein dosyalarında kan donduran detay: 9 yaşındaki mağdur ortaya çıktı

 



ABD'de kamuoyuna açıklanan sansürsüz Jeffrey Epstein dosyaları, dünya çapında büyük bir yankı uyandırdı. Belgeler, Epstein'ın dokuz yaşında bir çocuğu istismar ettiğini ve halen görevde olan yüksek rütbeli bir yabancı hükümet yetkilisiyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.

ABD Kongresi üyeleri tarafından incelenen dosyalar, yıllardır tartışılan Epstein skandalının buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu ortaya koydu. Bazı milletvekilleri, ABD Adalet Bakanlığı'nı (DOJ) gerçeği gizlemekle suçladı.

Kimlikleri gizlenen güçlü isimler: Kongre üyeleri Thomas Massie ve Ro Khanna, dosyalarda en az altı güçlü kişinin kimliğinin kasıtlı olarak gizlendiğini açıkladı. Bu kişiler arasında yüksek rütbeli bir yabancı politikacının da olduğu iddia ediliyor.

Massie, belgelerde adı geçen kişilerden birinin "yabancı bir ülkede çok yüksek bir devlet görevinde bulunduğunu" belirtti. Buna rağmen, kişinin adı, fotoğrafı ve diğer tüm bilgileri dosyalarda gizlenmiştir. Milletvekilleri, bu isimlerin neden korunduğuna dair mantıklı bir açıklama olmadığını vurguluyor.

En şok edici detay: 9 yaşında bir çocuk. Temsilci Jamie Raskin, dosyalarda daha önce bilinmeyen yeni kurbanların bulunduğunu açıkladı.

Kamuoyunu derinden şok eden bir gelişmeyle, kurbanlardan biri sadece 9 yaşındaydı. Raskin şunları söyledi: "Dosyalarda 15, 14, 10 yaşında çocuklar var. Bugün 9 yaşında bir çocuktan bahsedildiğini gördüm. Bu gerçekten korkunç ve kabul edilemez."

Macron, Epstein belgelerinde topu ABD yargısına attı



 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD'de cinsel istismar davasının merkezinde yer alan Jeffrey Epstein ile ilgili yeni belgelerde adının geçmesiyle ilgili sorulan soruya, kamuoyu tartışmasına girmeden tek cümlelik bir cevap verdi. Macron, meselenin ABD yargısının işi olduğunu ve davanın yargı tarafından aydınlatılması gerektiğini belirtti.

ABD'de cinsel istismar ve fuhuş çetesi işletme suçlamalarıyla yargılanırken cezaevinde ölen milyarder Jeffrey Epstein ile ilgili yeni belgeler hakkında Macron, "ABD yargı sistemi görevini yapmalı" dedi.

Macron, davanın aydınlatılmasının, özellikle mağdurlar için büyük önem taşıdığını vurguladı.


"GERÇEK ORTAYA ÇIKMALI"


Macron, Epstein belgeleri hakkında yorum yaparken, Paris Şarap Fuarı'nı ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtlarken bu açıklamaları yaptı.

ABD yargısına atıfta bulunarak Macron, "Yargı sistemi görevini yapmalı, hepsi bu" dedi. Epstein kurbanlarını düşündüğünü belirten Macron, davanın öncelikle ABD'yi ilgilendirdiğini ancak gerçeğin ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

ABD, Rusya ve Ukrayna Arasında 314 Esir Takası Anlaşması




 5 Şubat 2026 tarihinde Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de gerçekleştirilen barış görüşmeleri, önemli bir diplomatik gelişmeyle sonuçlandı. UNN ajansının aktardığına göre, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Ukrayna heyetleri 314 esirin takası konusunda anlaşmaya vardı.

Müzakerelere katılan ve Trump’ın özel temsilcisi olarak görev yapan Steve Witkoff, Abu Dabi’de bir araya gelen üç ülkenin delegasyonlarının 314 esiri kapsayan takasın uygulanması konusunda mutabakata vardığını açıkladı. Witkoff, söz konusu adımın son beş ay içinde gerçekleştirilen ilk esir değişimi olduğunu vurguladı.

Anlaşmanın, ayrıntılı ve verimli barış görüşmeleri sonucunda sağlandığını belirten Witkoff, bu gelişmenin diplomatik angajmanın somut sonuçlar doğurabileceğini gösterdiğini ifade etti. Sürecin henüz tamamlanmadığını kaydeden Witkoff, önümüzdeki haftalarda ek ilerlemeler kaydedilmesinin beklendiğini söyledi.

ABD’li yetkili ayrıca, görüşmelere ev sahipliği yapan Birleşik Arap Emirlikleri’ne teşekkür ederken, Trump’ın liderliğinin bu anlaşmanın mümkün hale gelmesinde etkili olduğunu dile getirdi.

Uzmanlar, Abu Dabi’de varılan bu mutabakatın yalnızca insani bir adım olmakla kalmayıp, aynı zamanda taraflar arasındaki diplomatik kanalların yeniden canlandırılması açısından da kritik bir eşik olabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle uzun süredir devam eden çatışma ortamında esir takası gibi güven artırıcı önlemler, daha kapsamlı bir ateşkes ya da siyasi çözüm sürecinin önünü açabilecek gelişmeler arasında değerlendiriliyor.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin son dönemde bölgesel ve küresel krizlerde arabuluculuk rolünü güçlendirmesi de dikkat çekiyor. Abu Dabi’de düzenlenen bu temaslar, BAE’nin diplomatik platform olarak artan etkisini bir kez daha ortaya koydu.

BAE ile Türkiye Arasında Eğitim ve Sosyal İş Birliğinde Yeni Adım




Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile Türkiye arasındaki kültürel ve insani iş birliği, İstanbul’da gerçekleştirilen iki önemli açılış programıyla yeni bir boyut kazandı.

29 Ocak 2026 tarihinde İstanbul’daki İbn Haldun Üniversitesi yerleşkesinde “Şeyha Fatıma Bint Mübarek Arapça Eğitim Merkezi”nin açılışı yapıldı. Açılış törenine BAE tarafını temsilen, Şeyha Fatıma Bint Mübarek’i temsilen Devlet Bakanı Meitha Al Shamsi katıldı. Türk tarafında ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ile üniversite yetkilileri hazır bulundu.

Söz konusu merkez, Arap dilinin akademik düzeyde öğretilmesini desteklemeyi, kültürel etkileşimi güçlendirmeyi ve iki ülke arasındaki eğitim alanındaki iş birliğini derinleştirmeyi hedefliyor. Girişim, BAE’nin kültürel diplomasi vizyonu çerçevesinde dil ve eğitim alanına verdiği önemin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.


Çocukların Korunmasına Yönelik Sosyal Destek


30 Ocak 2026 tarihinde ise İstanbul’da Şeyh Zayed Çocukları Koruma Vakfı bünyesindeki yeni binaların açılışı gerçekleştirildi. Törene Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın eşi Emine Erdoğan ile BAE Devlet Bakanı Meitha Al Shamsi katıldı.

Yeni tesislerin, çocukların korunması, eğitimi ve sosyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Bu adım, BAE’nin insani yardım ve sosyal kalkınma alanındaki uluslararası projelerine verdiği önemin bir göstergesi olarak öne çıkıyor.


Eğitim ve İnsani Alanda Güçlenen Ortaklık


Gerçekleştirilen iki açılış, BAE ile Türkiye arasında eğitim, kültür ve sosyal sorumluluk alanlarında gelişen stratejik iş birliğinin somut örnekleri olarak değerlendiriliyor. Her iki girişim de toplum odaklı kalkınma yaklaşımını ve uzun vadeli ortaklık vizyonunu yansıtıyor.

Bu gelişmeler, iki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca ekonomik ve siyasi alanlarla sınırlı kalmadığını; kültürel, akademik ve insani boyutlarda da derinleştiğini ortaya koyuyor.

Barış Murat Yağcı serbest bırakıldı




 Uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan oyuncu Barış Murat Yağcı, Adli Tıp Enstitüsü'ndeki işlemlerin ardından serbest bırakıldı.

İstanbul Anadolu Başsavcılığı, uyuşturucu soruşturması kapsamında aralarında tanınmış isimlerin de bulunduğu birçok şüpheli hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.

İstanbul, Ankara, Muğla ve Yalova'da düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 11 kişi, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'ndaki ifadelerinin ardından Adli Tıp Enstitüsü'nde kan ve saç örnekleri verdikten sonra adli kontrole tabi tutularak serbest bırakıldı.

Hakkında tutuklama emri çıkarılan ancak yurt dışında olduğu için yakalanamayan Barış Murat Yağcı, dün gece Türkiye'ye döndü. İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınan Barış Murat Yağcı, İl Jandarma Komutanlığı'ndaki işlemlerin ardından Adli Tıp Enstitüsü'nde saç ve kan örnekleri için sevk edildi.

Adli Tıp Enstitüsü'nde saç ve kan örnekleri alındıktan sonra Barış Murat Yağcı serbest bırakıldı.