Afyonkarahisar'da 29 Ekim töreninde korkutan anlar: Fenalaşan öğrenciye milletvekili ve il başkanı müdahale etti

 




Olumsuz hava koşulları nedeniyle Necmettin Erbakan Spor Salonu'nda düzenlenen kutlamalar, saygı duruşu, İstiklal Marşı'nın okunması ve bayrağın göndere çekilmesiyle başladı.

TÖREN SIRASINDA FENALAŞTI

Konuşmaların devam ettiği sırada törende bayrak taşıyan bir kız öğrenci aniden fenalaşarak yere yığıldı.

O sırada kürsüde konuşma yapan Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, konuşmasını yarıda keserek öğrencinin yanına gitti ve durumunu kontrol etti.

DOKTOR MİLLETVEKİLİ VE İL BAŞKANI MÜDAHALE ETTİ

Tören alanında bulunan ve doktor olan AKP Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan ile çocuk hastalıkları uzmanı olan AKP İl Başkanı Özgür Kavak, fenalaşan öğrenciye ilk müdahaleyi gerçekleştirdi.

İlk yardım ekibinin de müdahale ettiği öğrencinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan ve KKTC’nin sigortacıları buluştu: Ortak ‘dayanıklılık’ peşindeler


Gaziantep'te düzenlenen Türk Dünyası Sigorta Birliği 2. Genel Kurulu'nda üye ülkeler; reasürans, ortak risk havuzu ve üçüncü ülkelerde iş birliği konularını ele aldı.

Türk Dünyası Sigorta Birliği'nin (TDSB) 2. Genel Kurulu için Gaziantep'te bir araya gelen üye ülke birlik yöneticileri; özellikle reasürans, risk havuzları ve üçüncü ülkelerde iş birliği konularında ortak hareket etmenin önemine vurgu yaptı.

"Türk Dünyası Sigorta Pazarı 2030: Ortak Riskler, Ortak Kapasite, Ortak Gelecek" başlıklı panelde konuşan Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, gönüllü sigortacılığın ivme kazandığına ve ürün çeşitliliğinin önemine dikkat çekti. TDSB çatısı altında ortak reasürans kapasitesi ve risk havuzlarının öneminin altını çizen Yaşar, "Tıpkı 'Orta Koridor' gibi bir 'sigorta koridoru' oluşturmalıyız," dedi.

Kırgızistan Sigortacılar Birliği Başkanı Ulan Baktıgulov, stratejik bir kalkınma planı ve ortak bir yol haritası hazırlanmasının temel bir gereklilik olduğunu belirterek, bir sonraki genel kurula kadar somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

YENİ BAŞKAN BENLİ

Özbekistan Profesyonel Sigorta Pazarı Katılımcıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rustam Azimov, üye ülkelerin toplam prim üretiminin 33 milyar dolar seviyesinde olduğuna işaret ederek, "Beş devlet olarak riskleri üstlenmek üzere bir konsorsiyum kurmalıyız. Reasüransta birlik hayati önem taşıyor. Üçüncü ülke pazarlarında da ortak hareket edebiliriz. Sigorta kültürlerimizi birbirine yakınlaştırmalıyız," ifadelerini kullandı. Karşılıklı yatırım çağrısında bulunan Azerbaycan Sigortacılar Birliği İcra Direktörü Abas Miskerli ise parametrik sigortacılığa geçiş sürecinde olduklarını belirtti. Miskerli ayrıca, mevzuatların uyumlaştırılmasının önemine de değindi.

Bunun yanı sıra, KKTC Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Başkanı Börte Barlasoğlu da iş birliğinin önemini vurguladı.

Öte yandan, TDSB Genel Kurulu'nda Türkiye'yi temsilen Zurich Hayat ve Emeklilik Genel Müdürü Benli dönem başkanlığına seçildi. Benli, temel önceliğin bu iş birliğini somut sonuçlar doğuran bir çerçeveye dönüştürmek olacağını vurguladı.

Eylül ayının zam şampiyonları belli oldu: TÜİK enflasyon verilerini açıkladı

 



Eylül ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından, fiyatı en çok artan ve azalan kalemler belirlendi. TÜİK verilerine göre, en yüksek fiyat artışı yükseköğretimde görülürken; motorin ve benzin de fiyatı en çok artan kalemler arasında yer aldı.

Tüketici fiyatları açısından bakıldığında, Eylül ayında en yüksek artış yüzde 25,79 ile yükseköğretimde gerçekleşti. Buna karşılık, fiyatı en çok düşen kalem ise yüzde 24,41'lik düşüşle turunçgiller oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Eylül ayında yükseköğretim maliyeti yüzde 25,79 oranında arttı. Bu kategoriyi yüzde 23,31 ile "taze hurma, incir ve tropikal meyveler" ve yüzde 19,99 ile "yatılı okul, üniversite ve diğer eğitim kurumlarındaki konaklama hizmetleri" izledi. EĞİTİM MALİYETLERİNDE ÖNEMLİ ARTIŞ

TÜİK'in Tüketici Fiyat Endeksi verilerine göre, Eylül ayında aylık bazda fiyatı en çok artan 10 ürün ve hizmet şunlardır:

Yükseköğretim: %25,79

Taze hurma, incir ve tropikal meyveler: %23,31

Yatılı okul, üniversite ve diğer eğitim kurumlarındaki konaklama hizmetleri: %19,99

Okul servis hizmetleri: %16,04

Motorin: %12,93

Margarin: %12,23

Benzin: %11,55

Görsel-işitsel içerik abonelik, kiralama ve çevrimiçi yayın hizmetleri: %10,30

Kömür, kömür briketi ve turba: %9,84

Odun (pelet ve briket dahil): %8,48

TURUNÇGİL FİYATLARI DÜŞTÜ

Eylül ayında fiyatı en çok düşen ürün, yüzde 24,41'lik azalışla "taze turunçgiller" oldu.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu: 'Cumhurbaşkanlığı için herkesten iddialıyım'

 



Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı olasılığına değinerek, "Halkına hizmet etmeye yemin etmiş bir millet evladı olarak, cumhurbaşkanlığı için adı geçen herkesten daha fazla hırs ve özgüvene sahibim. Ancak, kendi kariyer planlarımın veya kişisel hırslarımın ülkenin geleceğinin önüne geçmesine izin verecek türden bir insan değilim." dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, ANKA haber ajansına verdiği demeçte, Türkiye'nin siyasi gündemi ve ekonomisinden cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına, terörle mücadeleye ve anayasal düzene kadar çeşitli konularda görüşlerini paylaştı.

Siyasetin bireylere veya adaylık tartışmalarına değil, vatandaşların karşılaştığı sorunlara odaklanması gerektiğini savunan Ağıralioğlu, “Biz sadece partizan bir grup değiliz; biz bir vatanseverler topluluğuyuz, bir milletin evlatları topluluğuyuz. Bu ülkeyi ayağa kaldıracağız.

Ülkeyi ayağa kaldırma kararlılığımız partizan kaygılardan değil, millete duyduğumuz derin bir kaygıdan kaynaklanmaktadır. Siyaset güne 'rakibi yenmek' üzerine odaklanarak başlar. Biz 'ülkenin sorunlarını aşmak' için çalışıyoruz.” dedi.

“MAGAZİN BASININA UYGUN KONULARI TARTIŞMAK İSTEMİYORUZ”

Ağıralioğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı etrafındaki tartışmaların siyasi gündemi belirlememesi gerektiğini savundu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın olası adaylık konusundaki tutumuna da değindi.

Yavaş'ın "Ben işime odaklanmış durumdayım; şu an için belirlenmiş bir seçim tarihi yok" şeklindeki açıklamasını hatırlatan Ağıralioğlu, bu yaklaşımı ülkenin mevcut sorunlarına öncelik veren bir yaklaşım olarak nitelendirdi.

Siyaset... "Kim cumhurbaşkanı olacak?" Tartışmaları bu tür konulara indirgemenin siyaseti sansasyonel basının malzemesi haline getirdiğini savunan Ağıralioğlu, şunları söyledi:

"Ülkenin gerçek sorunları var; sistemden bahsedelim. Başka bir deyişle, bireylere odaklanmayalım. 'Sayın Tayyip'e kim meydan okuyacak?' gibi tartışmalar siyaseti önemsizleştiriyor. Bu tür sansasyonculuğa kapılıp partimizi de işin içine çekersek millete saygısızlık etmiş oluruz. Dün birisi 'Geçimini sağlayamıyorum' diyerek intihar ettiyse, siyasetin hesap vermesi gereken şey budur. Ülkenin sorunlarını görmezden gelip 'kim cumhurbaşkanı olacak' diye tartışmak, insanların çektiği zorluklara saygısızlık olur."

Birleşik Arap Emirlikleri: Küresel Ortaklıklar ve Geleceğe Yön Veren Vizyon

 



Birleşik Arap Emirlikleri, son yıllarda bölgesel sınırların ötesine uzanan çok yönlü politikaları, ekonomik girişimleri ve küresel ortaklıklarıyla uluslararası alandaki konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Ülkenin geleceğe yönelik vizyonu; diplomasi, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, insani yardım, ekonomi, güvenlik ve yaşam kalitesi gibi birbirini tamamlayan alanlar üzerinden şekilleniyor.


Küresel diplomasi ve stratejik ortaklıklar

BAE'nin dış politikasında uluslararası iş birlikleri ve stratejik ortaklıklar önemli bir yer tutuyor. Ülke, farklı bölgelerden devletlerle ekonomik, siyasi, teknolojik ve kültürel alanlarda ilişkilerini geliştirmeye yönelik adımlar atıyor.


Bu yaklaşım, BAE'nin yalnızca bölgesel meselelerde değil, küresel gündemde de aktif bir aktör olma hedefini yansıtıyor. Ticaret, enerji, teknoloji, güvenlik ve kültür gibi farklı alanları kapsayan ortaklıklar, ülkeler arasındaki uzun vadeli ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlıyor.


Yapay zekâ ve teknolojik dönüşüm

Teknoloji ve özellikle yapay zekâ, BAE'nin gelecek vizyonunun temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Ülke, yapay zekânın kamu hizmetlerinden ekonomiye, eğitimden sağlık sektörüne kadar farklı alanlarda kullanılmasını destekleyen yatırımlar ve girişimler üzerinde çalışıyor.


BAE'nin teknoloji alanındaki yaklaşımı, yalnızca yeni teknolojilerin kullanımına değil, aynı zamanda dijital ekonominin geliştirilmesine, yeteneklerin yetiştirilmesine ve uluslararası teknoloji ortaklıklarının artırılmasına da odaklanıyor.


Sürdürülebilirlik ve yeşil gelecek

İklim değişikliği ve enerji dönüşümü, BAE'nin uluslararası gündeminde önemli bir yer tutuyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, temiz enerji projeleri ve sürdürülebilir kalkınma girişimleri, ülkenin ekonomik büyüme ile çevresel hedefleri birlikte ele alma yaklaşımını ortaya koyuyor.


BAE, enerji sektöründeki dönüşümün yanı sıra su kaynaklarının korunması, çevresel sürdürülebilirlik ve düşük karbonlu kalkınma gibi konularda da uluslararası iş birliklerini destekliyor.


İnsani yardım ve küresel dayanışma

İnsani yardım faaliyetleri de BAE'nin uluslararası çalışmalarının önemli başlıklarından biri. Ülke, doğal afetler, insani krizler ve acil yardım ihtiyaçları karşısında farklı bölgelerde yardım çalışmalarına katkıda bulunuyor.


Bu çalışmalar; gıda, sağlık hizmetleri, barınma ve temel ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra uzun vadeli kalkınmayı destekleyen projeleri de kapsayabiliyor. İnsani yardım alanındaki faaliyetler, uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.


Ekonomi ve geleceğin liderliği

BAE ekonomisini çeşitlendirme ve geleceğin sektörlerine yatırım yapma konusunda kapsamlı bir dönüşüm süreci yürütüyor. Ticaret, yatırım, teknoloji, enerji, lojistik ve turizm gibi sektörlerin yanı sıra yeni nesil ekonomik faaliyetlerin geliştirilmesi de ülkenin öncelikleri arasında yer alıyor.


Bu çerçevede uluslararası yatırımların çekilmesi, girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi ve küresel şirketlerle ortaklıkların geliştirilmesi, BAE'nin geleceğe yönelik ekonomik stratejisinin önemli unsurlarını oluşturuyor.


Güvenlik, istikrar ve yaşam kalitesi

Güvenlik ve istikrar, ekonomik ve sosyal kalkınmanın temel unsurları arasında değerlendiriliyor. BAE, güvenli bir toplum ve istikrarlı bir ekonomik ortam oluşturmanın yanı sıra vatandaşların ve ülkede yaşayan farklı toplulukların yaşam kalitesini artırmaya yönelik politikalar geliştiriyor.


Akıllı şehir uygulamaları, modern altyapı, sağlık ve eğitim hizmetleri, ulaşım sistemleri ve dijital kamu hizmetleri bu yaklaşımın farklı alanlardaki yansımaları arasında bulunuyor.


Geleceğe odaklanan bir yaklaşım

BAE'nin farklı alanlardaki politikaları birlikte değerlendirildiğinde, ülkenin geleceğe yönelik stratejisinin yalnızca ekonomik büyümeye değil; uluslararası ortaklıklara, teknolojik gelişime, sürdürülebilirliğe, insani değerlere, güvenliğe ve yaşam kalitesine de odaklandığı görülüyor.


Diplomasi ile ekonomik iş birliklerini, yapay zekâ ile sürdürülebilirliği, insani yardım ile sosyal kalkınmayı bir araya getiren bu yaklaşım, BAE'nin küresel ölçekte uzun vadeli ortaklıklar geliştirme hedefinin temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.

'Hayatta olmaz demem' çıkışı gündem olmuştu... Mahmut Arıkan, 'Cumhur İttifakı' iddialarına yanıt verdi

 





Saadet Parti Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Halk İttifakı'na katılacağı yönündeki iddiaları yalanlayarak, böyle bir adımın gündemlerinde olmadığını belirtti.

Arıkan, Yeni Refah Partisi ve DEVA Partisi ile görüşmelerin devam ettiğini ve üç partinin de diğer siyasi aktörleri de dahil ederek "yeni bir siyasi yol" kurmayı hedeflediğini kaydetti.

Halk TV'deki bir programa katılan Mahmut Arıkan, Halk İttifakı ile olası iş birliği hakkındaki son tartışmalara değindi.

Partiler arası diyaloğun önemini vurgulayan Arıkan, iktidar partileriyle görüşmeye karşı olmadıklarını ifade etti.

Bir siyasi partiyle görüşmenin ittifaka katılmak anlamına gelmediğini vurgulayan Arıkan, Türkiye'deki kutuplaşmayı azaltmak için siyasi aktörlerin birbirleriyle iletişim kurabilmeleri gerektiğini dile getirdi.

"HALK İTTİFAKINA KATILMAK GÜNDEMİMİZDE YOK"

Arıkan'a, Saadet Partisi'nin Halk İttifakına katılma planı olmadığı, bunun yerine Yeni Refah Partisi ve DEVA Partisi ile birlikte yeni bir siyasi yol izlediği yönündeki değerlendirmeyi doğrulaması istendi.

Arıkan bu değerlendirmeyi kesin bir "Kesinlikle" ile doğruladı.

Saadet lideri, Yeni Refah Partisi ve DEVA Partisi ile görüşmelerin "çok olumlu" ilerlediğini belirterek, amaçlarının üç partiyi de kapsayan yeni bir siyasi yol oluşturmak olduğunu kaydetti.

Arıkan, "Gelecekte katılımcı parti ve siyasi aktör sayısını artırmak amacıyla yeni bir siyasi yol inşa etmek için güçlerimizi birleştiriyoruz" dedi.

Teksas Valisi Abbott'tan Müslüman Kardeşler ve CAIR Açıklaması




Teksas Valisi Greg Abbott, Dallas'ta düzenlenen Cumhuriyetçi Parti'nin 2026 ara seçim konferansında yaptığı konuşmada, Müslüman Kardeşler ve Amerika'daki Müslüman sivil toplum kuruluşu Council on American-Islamic Relations'a (CAIR) yönelik eyalet politikalarını gündeme taşıdı.

Abbott, konuşmasında Teksas'ın Müslüman Kardeşler ve CAIR'ı daha önce eyalet düzeyinde yabancı terör örgütleri ve ulusötesi suç örgütleri olarak tanımladığını hatırlattı. Söz konusu karar, Abbott tarafından 18 Kasım 2025'te açıklanmış ve örgütlerin Teksas'ta gayrimenkul edinmesine yönelik kısıtlamalar da getirilmişti.

Dallas'taki konuşmasında Abbott, Teksas'ın bu konuda federal hükümetin Washington'daki adımlarını beklemeyeceğini belirterek, eyalet sınırları içinde şeriat hukukunun yasaklanması yönündeki politikalarını da dile getirdi.

Valinin açıklamaları, Teksas yönetiminin Müslüman Kardeşler ve CAIR'a yönelik daha önce başlattığı hukuki ve idari adımların devamı niteliğinde. Ocak 2026'da Abbott, eyalet Başsavcılığı'ndan CAIR'ın Teksas'taki faaliyetlerinin ve kâr amacı gütmeyen kuruluş statüsünün incelenmesini istemişti.

Öte yandan, bu politikalar Teksas'taki Müslüman toplum ve sivil toplum kuruluşları tarafından eleştiriliyor. Konuyla ilgili tartışmalar, eyalet yönetiminin güvenlik ve hukuk politikaları ile dini özgürlükler ve anayasal haklar arasındaki denge konusunda devam ediyor.

Abbott'ın Dallas'taki açıklamaları, Teksas'ın Müslüman Kardeşler ve CAIR'a yönelik tutumunun 2026 yılında da eyalet siyasetinin gündemindeki başlıklardan biri olmaya devam ettiğini gösterdi.