İzmir'de derin dondurucuda 4 ceset: Kan donduran detaylar ortaya çıktı

 İzmir'de 3'ü kadın 4 Türkmenistan uyruklu kişinin cesetlerinin parçalara ayrılmış vaziyette buzdolabı ve derin dondurucuda bulunmasıyla ilgili şoke eden detaylar ortaya çıktı.


İzmir Bayraklı'daki bir evde 3’ü kadın (G.H., L.G. ve L.G.) 1’i erkek (R.), Türkmenistan uyruklu 4 şahsın cansız bedeni bulundu. Şahısların cesetlerinin parçalara ayrılmış vaziyette derin dondurucuda bulunduğu öğrenildi.


Olay, dün saat 12.30 sıralarında Adalet Mahallesi 1594/14 Sokak'taki iki katlı bir evde meydana geldi. Evde yaşayan yabancı uyruklu kişilerden haber alamayan yakınları durumu polise bildirdi.


GENİŞ ÇAPLI SORUŞTURMA


İhbar üzerine eve giren ekipler derin dondurucuda 3 ceset buldu. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.


VALİLİKTEN AÇIKLAMA


İzmir'in Bayraklı ilçesinde bir evde derin dondurucu içinde yabancı uyruklu kişilere ait cesetlerin bulunduğu olayla ilgili İzmir Valiliği'nden yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerimizin, 18.06.2023 günü 11.00 sıralarında Bayraklı ilçesinden gelen bir ihbar üzerine belirtilen adreste yaptıkları araştırmada, 3’ü kadın (G.H., L.G. ve L.G.) 1’i erkek (R.), Türkmenistan uyruklu 4 şahsın hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. Cinayetleri gerçekleştirdiği değerlendirilen Türkmenistan uyruklu bir şüpheliyi yakalama çalışmaları ve konu ile ilgili soruşturma devam etmektedir" denildi.


CENAZELER ADLİ TIP KURUMU'NDA


Bayraklı ilçesinde cesetleri dondurucuda bulunan Türkmenistan uyruklu 3'ü kadın 4 kişinin cenazesi savcının incelenmesinin ardından otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.


SON DAKİKA: Adana'da 4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) son dakika deprem açıklaması geldi. Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 23.59'da 4 büyüklüğünde bir deprem olduğu bildirildi.


AFAD'dan son dakika deprem açıklaması geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan bilgiye göre Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.


Saat 23.59'da yaşanan sarsıntının yerin 10.15 kilometre derinliğinde olduğu ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan istifa etmeyen Kılıçdaroğlu'na ayar: İş koltuktan kalkmaya gelince diktatör oldu

 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi 30. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Muhalefetin seçim hezimetini, Yedili Masa'nın terör örgütünün siyasi uzantısı HDP ile iş birliğini ve Kılıçdaroğlu'nun değişim çağrılarına rağmen istifa etmemesini değerlendiren Erdoğan, "Terör örgütleri ile ne gibi pazarlıklar yapıldığı ortaya çıktıkça gerçekten verilmiş sadakamız varmış diyeceğiz. Millete demokrasi vaat edenlerin, iş koltuktan kalkmaya gelince nasıl diktatör oldukları anlaşıldı." ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye İhracatçılar Meclisi 30. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan burada yaptığı açıklamalarında "Bugün dünyanın en ücra köşelerinde bile 'Türk malı' damgalı ürünlerimiz varsa bunda en büyük pay sahibi ihracatçılarımızdır." ifadelerini kullandı. Enflasyon ile mücadele ile ilgili 'Tekrar tek haneli rakamlara düşüreceğiz.' ifadelerini kullandı.

'Gerçekler anlaşılınca verilmiş sadakamız varmış diyeceğiz'
Muhalefetin seçim hezimetini, Yedili Masa'nın terör örgütünün siyasi uzantısı HDP ile iş birliğini ve Kılıçdaroğlu'nun değişim çağrılarına rağmen istifa etmemesini değerlendiren Erdoğan şunları söyledi: "Hepsinden öte terör örgütleri ile ne gibi pazarlıklar yapıldığı ortaya çıktıkça gerçekten verilmiş sadakamız varmış diyeceğiz. Millete demokrasi vaat edenler iş koltuktan kalkmaya gelince nasıl diktatör oldukları anlaşıldı. Milletimiz o engin basiret ve feraseti ile bunların asıl yüzünü görmüş kendisinin ve evlatlarının geleceğini riske atmamıştır. Aynı hareketi muhalefetten de bekliyoruz"

'Evlatlarımız felaket tellallığı yapan muhalefeti hak etmiyor'

Muhalefet açığını bir türlü kapatamadık. Son seçim sonuçların bunun için bir fırsat teşkil ettiğine inanıyorum. Evlatlarımız felaket tellallığı yapan bir muhalefet söylemine maruz kalmayı hak etmiyor. Türkiye Yüzyılı'nda inşallah bununda gerçekleşmesini umut ediyorum."

‘Enflasyon tek haneye düşecek’

 Seçim sonrası iktirarın elinin daha güçlendiğini vurgulayan Erdoğan, “Bir süredir başımızı ağrıtan enflasyon meselesini tek haneli rakamlara düşüreceğiz. Yeni ekonomi kadromuzun da birinci önceliği bu meselenin çözümü oluşturuyor” dedi.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 30. Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’ne katıldı. 

Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu TİM Başkanı Mustafa Gültepe katıldı.

 Törende , 27 Mal İhracat Şampiyonu ile Hizmet Sektörü ilk 10 firmasına ve ilk 10 Mal İhracat Şampiyonu ile Hizmet İhracatı Şampiyonları’na ödüller verildi. Erdoğan’ın törende yaptığı konuşmadan satır başları özetle şöyle: 

GURUR DUYUYORUM: Türkiye Cumhurbaşkanı olarak tüm ihracatçılarımızla gurur duyuyorum. Ülkemizin ticaret diplomasisinin akıncıları konumundaki kardeşlerimle iftihar ediyorum. Gün oldu işçilerimizin vize ücretlerini hal yoluna koyduk, firmalarımızın birikmiş alacaklarının tahsilini gerçekleştirdik, gün oldu gümrük işlerinin kolaylaştırılması için temaslar yürüttük, gün oldu sizlerle birlikte yeni pazarlar bulmak için ülke ülke dolaştık... 

Sizlere yardımcı olmak adına uzak yakın, gece gündüz demeden koştuk, çalıştık, ter döktük. Dünyanın en önemli üretim üslerinden biri haline geldik. Yıllık sadece 36 milyar dolar ihracat yapabilen bir ekonomiye sahiptik, bugün bu rakamı 1 buçuk ayda gerçekleştiren güçlü bir ekonomiye kavuşturduk. 

EKONOMİDE % 4 BÜYÜME: Depremin ekonomimiz üzerindeki olumsuz etkileri de hamd olsun günden güne azalıyor. Asrın felaketini yaşamış olmamıza rağmen ihracatımız güçlü seyrini devam ettiriyor. Mayıs ayında ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14.4 artarak 18.9 milyar dolardan 21.6 milyar dolara yükseldi. Son 12 ayda ihracatımız 254,4 milyar dolara ulaştı. Büyüme tarafında da benzer müjdeli rakamlara şahit oluyoruz. Ekonomimiz yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüyerek hamd olsun son 11 çeyrektir büyümesini sürdürüyor. 

ELİMİZ DAHA GÜÇLÜ: Salgın, deprem ve seçimlerin yanı sıra küresel ekonomideki sıkıntılara rağmen yakaladığımız bu ivmeyi inşallah kaybetmeyeceğiz. Bir süredir tüm dünya ile birlikte bizim de başımızı ağrıtan enflasyon meselesini tekrar tek haneli rakamlara düşüreceğiz. Seçim belirsizliğinin de ortadan kalkmasıyla artık bu konuda elimiz daha güçlü. Yeni ekonomi kadromuzun da birinci önceliğini bu meselenin çözümü oluşturuyor. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla, büyüme ekseninde hedeflerimize

KENDİMİZLE YARIŞTIK: Dış ticarette en büyük sıkıntımız olan enerji yükünü Karadeniz Gazı, Gabar Petrolü, Akkuyu Nükleer Santrali ve yenilenebilir kaynaklarla asgariye indireceğiz. Güçlü Türkiye yolunda sizlerden aldığımız güçlü ihracatımızı rekordan rekora taşıyacağız. Biz bugüne kadar hep kendimizle yarıştık. Her başarımızdan sonra çıtayı sürekli yukarı çıkardık. İhracattaki yükseliş elbette olumludur. Bizim için önemli bir başarıdır ama Türkiye Yüzyılı vizyonumuz açısından asla yeterli değildir. Olumsuz küresel ekonomik görünüme rağmen ihracatımızı bu yılsonunda 265 milyar dolara, gelecek sene ise 285 milyar dolara ulaştırmak istiyoruz. Büyük hedeflerimiz olduğu bir diğer alan sağlık hizmeti ihracatıdır. Sağlık turizminde ülkemizi küresel bir merkez haline dönüştürmeyi arzu ediyoruz. 

‘Verilmiş sadakamız varmış diyeceğiz’

MUHALEFETE ELEŞTİRİ: 28 Mayıs gecesi sandıkların kapanmasıyla birlikte Türkiye Yüzyılı’nın ilk adımını atmış bulunuyoruz. Son seçim sonuçlarının milletimizin istikbal yolculuğu açısından önemini zamanla daha iyi idrak edeceğiz. Milletimizin verilmiş sadakasının olduğunu gün geçtikçe çok daha net göreceğiz. Sırf iktidara gelmek uğruna kimlerine kimlerle hangi pazarlıklara giriştiği, kapalı kapılar ardında ne tür sözlerin verildiği, vatanın bekasının işporta malı gibi nasıl tezgaha koyulduğu zamanla ortaya saçılacaktır. Hepsinden öte, terör örgütleriyle ne gibi pazarlıklar yapıldığı ortaya çıktıkça gerçekten verilmiş sadakamız varmış diyeceğiz.

KURTLAR SOFRASI: 28 Mayıs’tan bu yana muhalefet cephesinde yaşanan ülkemizin nasıl bir felaketin eşiğinden döndüğünü zaten anlatıyor. Güya milleti barıştırmaktan bahsedenlerin seçim akşamı başlayan kavgası o günden bugüne hiç durmadı. Millete pazarladıkları masanın tam anlamıyla bir kurtlar sofrası olduğu ortaya çıktı.

Melek Mosso konseriyle gündeme gelmişti: AKP'li Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel istifa etti

 Sanatçı Melek Mosso konseri nedeniyle hedef alınan AKP'li Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel istifa etti. Yüksel’in yerine Başkan Yardımcısı Hüseyin Uzunlar göreve getirildi.


Melek Mosso konseri gerekçesiyle AKP'lilerin eleştirdiği Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel'den savunma istendi. Genel merkeze giderek savunmasını veren Yüksel istifa etti.

Yüksel'in yerine yardımcısı Hüseyin Uzunlar göreve getirildi.


NE OLMUŞTU?

Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesi'nin bu yıl 57'ncisini düzenlediği Uluslararası Kiraz Festivali'nin son gününde şarkıcı Melek Mosso sahne aldı.


Mosso son günlerde yaptığı açıklamalar nedeniyle sahneden özür dilerken, konseri düzenleyen AKP'li Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel hedef alındı.


"AÇIKLAMALARINI TASVİP ETMEDİM, ETMEM DE"


Sosyal medyada AKP'liler tarafından hedef alınan Yüksel, bugün konuya ilişkin, "Değerli vatandaşlarım" başlığını taşıyan bir açıklama yaptı. 


"Kamuoyunda yer alan yanlış anlaşılmayı düzeltmek için bir açıklama yapma zaruriyetim doğmuştur" diyen Yüksel, şu ifadeleri kullandı:


"Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; hiçbir zaman inandığım mukaddes değerlerime ve davama söz söyletmedim; söyletmeyeceğim. Festivalimizde sahne alan Melek Mosso ile ilgili olarak, şunu net bir şekilde ifade etmek istiyorum ki, sanatçının yaptığı paylaşım ve açıklamaları asla tasvip etmedim. Etmem de. Mosso'nun yayınladığı ilk özür açıklamasından sonra kendisiyle görüştüm.


 Yapılanı yanlış bulduğumu, kendisinden çok daha içten ve samimi özür bekleyen büyük bir kitle olduğunu, konseri iptal etmenin doğru olacağını ifade ettim. Kendisi de yaptığının hata olduğunu, bu nedenle çok üzgün olduğunu, halkın karşısına çıkıp, sahneden net bir şekilde özür dilemek istediğini; yapılacak konseri 'milletimizle kucaklaşma ve özür fırsatı' olarak gördüğünü söyledi. 


"TEŞKİLAT MENSUPLARIMIZDAN ÖZÜR DİLİYORUM"


Bu görüşmeden sonra; Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunda önemle üzerinde durduğu 'milletimizin birlik ve beraberlik içinde olması gerektiği' vurgusunu göz önünde bulundurarak, konseri iptal etmenin, toplumsal ayrışmayı körükleyen bir eylem olacağı, farklı polemiklere zemin hazırlayacağı düşüncesiyle etkinliğe devam etme kararı aldık. 


Konser gecesi, sahne alan Mosso, ilk şarkısından sonra yüz binlerce kişinin önünde, yaşananlardan duyduğu üzüntüyü dile getirerek özür dilemiştir. Ayrıca bilinmesini isterim ki, özür sonrasında sahnede yaşananlar, sahne öncesindeki duygu yoğunluğunun yansımasıdır. Bundan dolayı üzdüğüm veya kırdığım teşkilat mensuplarımız varsa her birinden özür diliyorum. Lütfen hakkınızı helal edin."


MELEK MOSSO NE DEMİŞTİ?

Konser öncesinde açıklama yapan Mosso, son günlere hakkındaki tartışmalara değinip, gündemi yersizce meşgul ettiğinin farkında olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullanmıştı:


"Eğer burada maksadını aşan şakamdan, incinen, üzülen, kalbi kırılan bir tek kardeşim bile varsa ondan çok çok özür diliyorum ve yürekten özür diliyorum. Çünkü bizler böyle şeylerle ayrıştırılmayacağız, bizler böyle şeylerle karşı karşıya gelmeyeceğiz."

Emine Erdoğan'dan karne günü mesajı

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, karne alan öğrencileri tebrik ederek iyi tatiller dileğinde bulundu.


Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Uzun soluklu bir eğitim-öğretim yılının ardından tatili sonuna kadar hak eden tüm öğrencilerimizi kutluyorum. 

Güzel çocuklarım, karneler gerçek başarının karşılığı olmamakla beraber, eksikleri görmek ve tamamlamak için motivasyon kaynağıdır. Eminim ki, her eğitim yılında başarınız katlanarak artacaktır. Hepinize huzurlu ve mutlu bir tatil dönemi diliyorum" ifadelerini kullandı.


Muğla'da yakılarak öldürülen kadının ailesi adalet istiyor

 Muğla'nın Yatağan ilçesinde eşi, kayınbiraderi ve kayınvalidesi tarafından yakılarak öldürülen Figen Çoban'ın ailesi, suçluların en ağır cezayı almasını istiyor.


 Şüphelilerin tutuklandığı ve iddianamenin kabul edildiği olayda, kadına karşı kasten öldürme, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme ve eşi kasten öldürme suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.


MUĞLA'nın Yatağan ilçesinde eşi Mehmet Emin Ata Çoban (44), kayınbiraderi Süleyman Çoban (43) ve kayınvalidesi Hatice Çoban (65) tarafından yakılarak öldürüldüğü ileri sürülen Figen Çoban'ın (40) kız kardeşi Filiz Karataş, "Ablam için sonuna kadar savaşacağız. Adalete sonuna kadar güveniyorum. Suçluların en ağır cezayı almasını istiyorum" dedi.


Yeşilbağcılar Mahallesi Dağdibi mevkisinde 21 Ocak'ta 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayan Süleyman Çoban, yengesi Figen Çoban'ın öldüğünü belirtip, ihbarda bulundu. Üzerine benzin döküp, kendini ateşe verdiği belirtilen 3 çocuk annesi Çoban'ın cesedi, otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı.


 Jandarma, Figen Çoban'ın eşi Mehmet Emin Ata Çoban ile kayınbiraderi Süleyman Çoban'ı gözaltına aldı. 2 kardeş, 22 Ocak'ta yurt dışına çıkış yasağı konulup, adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Şüpheli görülen ölüme ilişkin araştırmasını sürdüren jandarma, bu kez Mehmet Emin Ata Çoban, Süleyman Çoban, anne Hatice Çoban ve komşuları Vahit Sarı'yı gözaltına aldı. 3 şüpheli, 'kasten öldürme' suçundan tutuklandı, Sarı ise adli kontrol şartı ile salıverildi.


Figen Çoban'ın ölümüne ilişkin Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianame, 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. 


İddianamede, Mehmet Emin Ata Çoban, kardeşi Süleyman ve annesi Hatice Çoban'ın şüpheli ve çelişkili durumlarının, olayın intihar olmadığını gösterdiği belirtildi. Mehmet Emin Ata Çoban'ın olay sırasında alkollü olduğu, olay tarihinde ve önceki dönemlerde eşine şiddet uyguladığı, kendisini aldattığını düşündüğü iddianamede yer aldı. 


Figen Çoban'ın başına aldığı darbenin etkisi ile frontal bölgede ekimoz meydana geldiği, bu yaralanma nedeniyle hareket kabiliyetinin kısıtlandığı, sırtüstü yatar vaziyette olduğu sırada üzerine hızlandırıcı madde dökülüp yakıldığı, çakmağın elinin yanına yerleştirildiği de aktarıldı.

6 YAŞINDAKİ OĞLU ANLATTI

İddianamede ayrıca Adli Tıp Kurumu 1'inci Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun otopsi raporunda; alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesi'nde yapılan tetkikinde tespit edilen ilaç etken maddelerinin, kişinin tedavisinde kullanıldığı, toksik düzeyde olmadığı ifade edildi. Tespit edilen karbonmonoksit düzeyinin ise tek başına ölüm meydana getirebilecek miktarda olmadığı, aranan diğer toksik maddelerin bulunmadığı, kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerine ulaşılamadığı vurgulandı.


 İddianamede; çiftin 6 yaşındaki oğullarının adli görüşme odasında alınan ifadesinde; babasının annesini yaktığını anlattığına yer verildi.


BİRLİKTE HAREKET ETMİŞLER

İddianamede, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri de vurgulandı. Mehmet Emin Ata Çoban ile kardeşi Süleyman Çoban'ın 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aramadan önce yanan cesedin fotoğrafını çektikleri belirtildi.


 Ayrıca Mehmet Emin Ata Çoban hakkında soruşturma yürütülmesini engellemek için olay sırasında evde olmadığına yönelik delil yaratmak için güvenlik kamerası olan markete gittiği vurgulandı. 


Figen Çoban'ın komşusu Vahit Sarı'nın 112 Acil Çağrı Merkezi'ne, 'Biri, eee birisi birilerini yaktı' diye ihbarda bulunduğu, Süleyman Çoban'ın ise olayı görmesine rağmen şüphelilere konu ile ilgili konuşmamalarını söylediği belirtildi. Mehmet Emin Ata Çoban, Süleyman Çoban ve Hatice Çoban için 'kadına karşı kasten öldürme', 'canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme', 'eşi kasten öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis, Vahit Sarı içinse 'suçluyu kayırmak' suçundan 5 yıla kadar hapis cezası istendi.


'OLAYIN GERÇEK BOYUTU ORTAYA ÇIKARILDI'


13 Temmuz'da Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davanın ilk duruşmasından önce Figen Çoban'ın annesi Zeliha Karataş (63) babası Haydar Karataş (66), kız kardeşi Filiz Karataş (22) ve ailenin avukatı Kemal Ertuğrul, gazetecilere açıklamada bulundu.


 Ertuğrul, yargıya güvenlerinin sonsuz olduğunu belirtip, "Jandarma ve Cumhuriyet Başsavcılığı'nın üstün araştırması sonucu olayın gerçek boyutu ortaya çıkarıldı. Böyle bir trajediye sebep olan kişilerin, bütün kadın cinayetleri davalarında olduğu gibi tutunacakları 'tahrik' indirimi unsuru bu dosyada yoktur. En ağır şekilde cezalandırılmaları için hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.


Filiz Karataş ise "Ablam için sonuna kadar savaşacağız. Adalete sonuna kadar güveniyorum. Suçluların en ağır cezayı almasını istiyorum. Adalet yerini bulacak, buna inanıyorum" diye konuştu. Baba Haydar Karataş da adalete güvendiklerini söyledi.