CHP Genel Başkanı Özgür Özel: İmamoğlu Olmazsa Yavaş Aday







 Türkiye muhalefet lideri ve Cumhuriyet Halk Partisi CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ülkenin krizlerine çözüm olarak erken seçim yapılmasına olan bağlılığını dile getirdi.

Gözaltındaki İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun aday olmaması durumunda partisinin Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı cumhurbaşkanı adayı göstereceğini söyledi.

2 Kasım’da erken seçim yapılmasını umduğunu, ancak “(Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümeti) 2026 baharında seçim yapmayı tercih ederlerse bunun da uygun olacağını” sözlerine ekledi.

Pazartesi günü bir televizyon röportajında ​​Özel, partisinin seçimleri kazanacağını ve 47 yıl muhalefette kaldıktan sonra iktidara geri döneceğini belirtti. Bundan şüphesi olmadığını ve 31 Mart 2024 yerel seçimlerindeki ezici zaferinden bu yana yapılan tüm kamuoyu yoklamalarının bunu doğruladığını söyledi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Meclis Açılışının Boykot Edilmesi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin, Erdoğan’ın (Çarşamba) konuşma yapacağı yeni parlamento yılının açılış oturumunu boykot etme kararını ele aldı.

Partisinin, geçen yılki yerel seçimlerin ardından Türkiye’de lider parti haline gelmesinin ardından bir “siyasi normalleşme” süreci başlattığını söyledi.

Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) de dahil olmak üzere tüm partileri ziyaret ettiğini, AK Parti’nin de kendisine karşılık vererek Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) ziyaret ettiğini belirten Özel, “Ancak bu süreç, millet iradesine yönelik darbe girişiminin fitilinin ateşlenmesi ve İstanbul Belediye Başkanı adayımız olan cumhurbaşkanımızın 19 Mart’ta tutuklanmasıyla sona erdi.” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Geçen yıl yaptığımız gibi, parlamento yılının açılış oturumunda Cumhurbaşkanı’nı karşılamış veya oturup dinlemiş olsaydık, bize yaptıklarını kabul ettiğimiz açıkça görülürdü. Partimize ve parlamento çatısı altında ifadesini bulan milli iradeye darbe girişiminde bulunmuştu.” diye ekledi.

“ABD Başkanı Donald Trump’ın onayı ve desteğiyle bize, gelecekteki iktidar partisine ve bir sonraki cumhurbaşkanına (İmamoğlu) karşı darbe planlayanlarla yan yana durmayacağız.

İstanbul’daki bölge müdürlüğümüze, oraya atanan kayyumun göreve getirilmesi için 5.000 polis gönderenleri dinlemeyeceğiz.”

“İstanbul Belediyesi ve partimiz bünyesindeki diğer belediyelerdeki yolsuzluklardan bahsediyorlar ve henüz iddianame hazırlamadılar.

İddianame hazırlarlarsa, planladıkları şeyin aslı ortaya çıkacak ve partimize karşı siyasi amaçlı soruşturmalar yürütmek üzere görevlendirilen savcılar çetesi çökecektir.”

İmamoğlu’nun masumiyetine olan güvenini vurgulayan Özil, tutuklanmasının “sadece Erdoğan’ı yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeneceği için” olduğunu söyledi.

“23 Mart’ta sembolik ön seçimler yaptık ve İmamoğlu 15,5 milyon oy aldı. Bu, seçmenlerin iradesinin ve onu Türkiye’nin cumhurbaşkanı olarak görme arzusunun bir göstergesidir.” diye ekledi.

Erdoğan’ı Yeneceğiz

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu’nun tutukluluk koşullarına değinerek, “Şimdi bu oyları kazanan cumhurbaşkanı adayımızı Silivri’de 12 metrekarelik bir koğuşta, hakkında iddianame hazırlanmadan tutuyorlar ve çok sayıda başka davadan yargılanıyor.

Sayın Erdoğan, İstanbul Belediye Başkanı iken de gözaltına alınmıştı. Polis şafak vakti evine geldi mi? Hayır. Tutuklanacağı cezaevi özel olarak hazırlanmıştı ve cezasını çekeceği kişi bile biliniyordu.” dedi.

İmamoğlu evinde gözaltına alınırken, hakkında hiçbir suçlama olmadan tutuklanırken ve mahkûmiyet kararı olmadan hapse atılırken, “30 bin kişi beni ziyarete geldi” diye övündü.

Özel, “Tek suçumuz seçimlerde Erdoğan’ı yenmek. İmamoğlu aday olamazsa Mansur Yavaş aday olacak, onun için de ön seçim yapacağız” dedi.

Bu arada, İstanbul’daki bir mahkeme Pazartesi günü, Meclis Başkan Yardımcısı ve Kürt yanlısı Halkların Demokrasi ve Eşitlik Partisi (HDP) üyesi Süreyya Önder’in geçen Mayıs ayında İstanbul’da düzenlenen cenaze töreninde Özil’e saldıran Selçuk Tencioğlu hakkında bir yıl ertelenmiş hapis cezası verdi.

Savcı, sanığın herhangi bir ciddi yaralanma yaşamamasına rağmen “kamu görevi yapan bir kişiye kasten zarar verme” suçundan iki ila dört buçuk yıl arasında hapis cezası talep etti.

İddianamede, soruşturmalar sonucunda sanığın herhangi bir suç veya terör örgütüyle bağlantısı olmadığı belirtildi.

Soruşturma sırasında sanık, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i gördüğünde ani hareket ettiğini belirtti. Soruşturmada, sanığın saldırıyı planladığı, cenaze töreninin yapıldığı İstanbul Taksim Meydanı’ndaki Atatürk Kültür Merkezi önünde iki buçuk saat beklediği ve ardından Özel’e saldırıda bulunduğu ortaya çıktı.



Türkiyede Sigara ile Mücadele: Kars’taki Klinik Başarı Hikâyeleriyle Öne Çıkıyor

 



Türkiyede Sigara ile Mücadele: Kafkas Üniversitesi Kars Tıp Fakültesi Sigara Bırakma Kliniği Uzmanı Prof. Dr. Tegen Acar, Türkiye’de 15 yaş üstü her 4 erkekten 1’inin ve her 4 kadından 1’inin sigara içtiğini bildirdi.

Türkiye’de Sigara Kullanım Oranları

Dr. Acar, Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanan sigarayla mücadele programı sayesinde sigara içme oranlarının düşmesini beklediğini de sözlerine ekledi.

Türkiyede Sigara ile Mücadele: Sigara, Türkiye’deki en önemli sağlık ve bağımlılık sorunlarından biri olup, üniversitenin Kars Kafkas Sağlık, Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde önleme çalışmaları yürütülmektedir.

Sigarayı bırakma başvurusunda bulunanların bağımlılık düzeylerini belirlemek için Fagerström Nikotin Bağımlılığı Değerlendirme Testi uygulanmakta ve test sonuçlarına göre kişiye özel tedavi programları oluşturulmaktadır.

Fagerström Testi ile Kişiye Özel Tedavi

Kafkas Üniversitesi Kars Tıp Fakültesi Sigara Bırakma Kliniği Uzmanı Prof. Dr. Tegen Acar, Türkiye’de 15 yaş üstü erkeklerin yarısının ve kadınların dörtte birinin sigara içtiğini bildirdi. Dr. Acar, Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanan sigarayla mücadele programı sayesinde sigara içme oranlarının düşmesini beklediğini de sözlerine ekledi.

Sigara, Türkiye’deki en önemli sağlık ve bağımlılık sorunlarından biri olup, üniversitenin Kars Kafkas Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde önleme çalışmaları yürütülmektedir.

Türkiyede Sigara ile Mücadele: Sigarayı bırakmak isteyenlerin bağımlılık düzeyini belirlemek için Fagerström Nikotin Bağımlılığı Değerlendirme Testi uygulanmakta ve test sonuçlarına göre kişiye özel tedavi programları tasarlanmaktadır.

Prof. Acar, kliniğin sigarayı bırakmak isteyenlere gerekli desteği sağladığını ve Sağlık Bakanlığı’nın ücretsiz ilaç sağladığını belirtti. Konuşmasında şunları söyledi:

Türkiyede Sigara ile Mücadele: Sağlık Bakanlığı’nın sigarayla mücadele programı kapsamında ülke genelinde yaklaşık 560 sigara bırakma kliniği bulunmaktadır. Bireyler, randevu almak veya bulundukları bölgedeki en yakın sigara bırakma kliniğini bulmak için doğrudan ‘Allo 171’ yardım hattını arayabilir.

Ayrıca bu hat üzerinden randevu da talep edebilirler. Sigara bırakma hizmetlerine ‘Allo 171’i arayarak telefonla da ulaşılabilir.

Hastaların Düzenli Takibi

Bu profesyonel destek, bireylerin sağlık durumlarının kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi ve profesyonel bir bırakma sürecinden geçmelerine yardımcı olması sayesinde sigarayı bırakma sürecini çok daha kolay hale getirebilir.

Bu klinikler bu amaçla mevcut olduğundan, profesyonel yardım almanızı şiddetle tavsiye ederim.

Gerekli tüm testleri yapıyor ve sigarayı bırakma sürecini başlatıyoruz. Gerekirse Sağlık Bakanlığı ücretsiz ilaç sağlıyor.

Türkiyede Sigara ile Mücadele: Hastalarımızı bir yıl boyunca periyodik olarak takip ediyoruz ve bu, yüz yüze, telefonla veya bazı durumlarda tele-tıp yoluyla yapılabiliyor.

Türkiye’de 15 yaş üstü erkeklerin yarısının ve kadınların dörtte birinin sigara içtiğini belirten Dr. Acar, “Ülkemizde sigara içme oranları maalesef arttı, ancak yeni sigara karşıtı programlar sayesinde önümüzdeki birkaç yıl içinde bu oranların düşmesini umuyoruz.

Sigarayı bırakmak isteyen kişilerin sayısının artması ve destek için kliniklere getirilmesi, çocuklar ve gençler üzerinde önemli bir olumlu etki yaratacaktır,” dedi.

62 yaşındaki Namık Kemal Tekle ve eşi Nura, Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki sigara bırakma kliniğine başvurarak bağımlılıklarından başarıyla kurtuldu. 45 yıldır günde yaklaşık üç paket sigara içen Takal, “Bırakmaya hiç niyetim yoktu,” dedi.

“Sağlık sorunlarım var; kalp rahatsızlığım ve kalbimde stent var ama bırakmak istemiyordum. Ama oğullarımın ve eşimin teşvikiyle buraya geldim.

Türkiyede Sigara ile Mücadele: Dr. Tegen ile tanıştıktan sonra bırakmaya karar verdim. Eskiden günde üç paket sigara içerdim. İki oğlum da sigara içiyor; onlar da benim örneğimi izleyip sigaraya başladılar. Eşim de benim yüzümden sigaraya başladı.

Bir araya geldik, destek gördük ve bıraktık. Şimdi oğullarımızın da bırakmasına yardımcı olmak için çok çalışıyoruz.”

Arkadaşlarının örneğini izleyerek sigaraya başlayan Özlem Ekiz, “25 yıl sigara içtim ve iki yıl önce bıraktım. Arkadaşlarımın etkisiyle sigaraya başladım.

Birkaç kez bırakmayı denedim ve sonunda başardım. Geçmişte üç ay, bir hafta, on gün bıraktım ama çok şükür iki yıldır tek bir sigara bile içmedim.

Bıraktıktan sonra kendimi mutlu, sağlıklı ve enerjik hissediyorum. Gençleri, özellikle öğrencileri sigarayı bırakmaları için ikna etmeye ve yönlendirmeye çalışıyorum.” dedi.

Türkiye-BAE İlişkilerinde Yeni Dönem: Turizm ve Yatırımlar Masada





 Türkiye-BAE İlişkilerinde Yeni Dönem: İstanbul Turizm Fuarı kapsamında düzenlenecek olan “Dubai Pazarı Oturumu”, 25 Eylül 2025 tarihinde turizm sektörünün önemli temsilcilerini bir araya getirecek.

14:20 – 15:00 saatleri arasında yapılacak oturumda, Türkiye ve Dubai arasındaki turizm iş birlikleri, pazar fırsatları ve sektörün geleceğine dair stratejiler ele alınacak.

Moderatör: • Mehmet Gürkaynak

• Emirates Türkiye, Romanya, Bulgaristan Ülke Müdürü

• Konuşmacılar: • Bader Ali Habib

• Dubai Ekonomi ve Turizm Bakanlığı Yakın Pazarlar Direktörü

• Saeed Abdulwahid Khamis R. Saqer Al Muhairi • Birleşik Arap Emirlikleri Türkiye Cumhuriyeti

• Egor Plakhov

• Emirates Havayolu Ticari Operasyonlar Kıdemli Bölge Müdürü Oturumda, Dubai’nin Türkiye için yükselen turizm pazarı olarak taşıdığı önem vurgulanacak.

Konuşmacılar, iki ülke arasındaki turizm potansiyelini artırmaya yönelik fırsatları değerlendirirken, uçuş ağlarının geliştirilmesi, tanıtım stratejileri ve turizm çeşitliliği konularında önemli bilgiler paylaşacak. İstanbul Turizm Fuarı kapsamında düzenlenecek bu özel oturum, sektör profesyonelleri için hem Dubai hem de Türkiye’nin turizmdeki güçlü yönlerini yakından tanıma fırsatı sunacak.

Türkiye-BAE İlişkilerinde Yeni Dönem: BAE Devlet Başkanı ve Türk mevkidaşı işbirliği anlaşmalarının değişimine tanıklık etti

Türkiye-BAE İlişkilerinde Yeni Dönem: Çarşamba günü, BAE Cumhurbaşkanı Şeyh Muhammed bin Zayed El Nahyan ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BAE ve Türkiye arasında çeşitli alanlarda iş birliğini genişletmeyi ve ilişkilerini daha da geliştirmeyi amaçlayan çeşitli anlaşma ve mutabakat zaptlarının teatisine tanıklık etti.

Bu, Şeyh Muhammed bin Zayed El Nahyan’ın Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaretin bir parçasıydı.

İki taraf arasında teati edilen anlaşma ve mutabakat zaptları şunları içeriyordu:

Gizli Bilgilerin Karşılıklı Korunması Anlaşması.

İki ülke arasında ortak konsolosluk komitesi kurulmasına ilişkin mutabakat zaptı.

Gıda ve Tarım Sektörüne Yatırıma İlişkin Mutabakat Zaptı.

İlaç Endüstrisine Yatırım İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı.

Turizm ve Konaklama Sektörüne Yatırıma İlişkin Mutabakat Zaptı.

Sanayi Sektörüne Yatırım İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı.

Kutup Bölgelerinde Araştırma Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı.

Türkiye-BAE İlişkilerinde Yeni Dönem: Türkiye’nin başkenti Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen törende, BAE tarafında Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı Dr. Sultan bin Ahmed El Cabir, Yatırım Bakanı Muhammed Hasan El Süveydi, Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Muhammed Mubarek El Mazruey ve Devlet Bakanı Halife Şahin El Marar tarafından mutabakat zaptı ve anlaşmalar teati edildi.

Türkiye tarafında ise Savunma Bakanı Yaşar Güler, Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finansman Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından mutabakat zaptı ve anlaşmalar teati edildi.

Türkiyede erken seçime işaret eden işaretler

 


Türkiyede erken seçime işaret eden işaretler: Türkiye’de erken seçim olasılığına dair spekülasyonlar artıyor. Özellikle 15 Eylül’de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hakkında “mutlak geçersizlik” kararı verilmesi hâlinde, muhalefette oluşacak olası liderlik boşluğu hükümet tarafından seçim çağrısı yapmak için kullanılabilir.


CHP seçimlerinin “mutlak geçersizliği”ne ilişkin 15 Eylül duruşması yaklaşırken, Ankara’daki siyasi çevrelerde tartışmalar yoğunlaştı.


Belediye başkanlarına karşı yasal işlemlerle partiyi zayıflatmaya çalışan hükümet, tüm kamuoyu yoklamalarının da gösterdiği gibi, yükselişini durdurmada başarısız oldu.


Türkiyede erken seçime işaret eden işaretler: Siyasi çevreler, hükümetin muhalefet liderliğindeki olası istikrarsızlıktan faydalanarak, herhangi bir mutlak geçersizlik kararını erken seçim yapmak için kullanabileceğini düşünüyor.


Türkiyede erken seçime işaret eden işaretler: 38. Parti Kongresi ve İstanbul Kongresi’nin iptali için açılan davalar bu süreçte kritik bir nokta olarak değerlendiriliyor.


15 Eylül’de “kesin hükümsüzlük” kararı çıkarsa, Özgür Özel’i parti genel başkanlığına seçen kongre hükümsüz sayılacak ve Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki önceki yönetim geri dönecek.


Erken seçim hazırlığına işaret eden göstergeler arasında şunlar yer alıyor:


Türkiyede erken seçime işaret eden işaretler: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli tarafından başlatılan “Terörsüz Türkiye” sloganını benimsemesi; savunma sanayiine yapılan yatırımların artırılması; Merkez Bankası’nın rezerv biriktirmesi; Hazine’nin 622 milyar liralık borçlanması; ve hükümetin “Güçlü Türkiye” sloganına odaklanmaya geri dönmesi.


Erken seçimlerin yapılabilmesi için 360 milletvekilinin onayının gerekli olduğu da belirtilmelidir. Bu karar kabul edilirse, Erdoğan üçüncü dönem için aday olabilecek. Cumhur İttifakı’nın şu anda parlamentoda 319 sandalyesi bulunuyor.


CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” Mitingi Sinop’ta On Binleri Buluşturdu

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına karşı başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 51’incisi Sinop’ta yapıldı.


İskele Meydanı’nda saat 19.00’da başlayan buluşmaya on binlerce kişi katıldı.

Türkiyede erken seçime işaret eden işaretler: Miting öncesinde emekliler, erken seçim çağrısı yaptı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise kürsüde yaptığı konuşmada, Sinop’taki ekonomik gerilemeye dikkat çekti. Özel, CHP’nin iktidara gelmesi durumunda “Denizcilik Bakanlığı” kuracaklarını ve öğrencilere eğitim desteği sağlayarak yoksullukla mücadele edeceklerini vurguladı.


İmamoğlu’ndan Sinop’a Mesaj

Mitingde, tutuklu CHP Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mektup Sinop İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya tarafından okundu.


Türkiyede erken seçime işaret eden işaretler: İmamoğlu mesajında, beş aydır Silivri Cezaevi’nde tutuklu olduğunu ve hakkında başlatılan soruşturmadan bu yana yaklaşık 11 ay geçmesine rağmen iddianame hazırlanmadığını hatırlattı.


İmamoğlu, “Hakkımda henüz resmî bir suçlama bile yokken tutuklu bulunuyorum. Tutuksuz yargılansam yapacağım tek şey, görevimin başına dönmek ve milletimin arasında olmaktır” dedi.


Siyasi nedenlerle tutuklandığını savunan İmamoğlu, “Hizmet etmeme ve halkla buluşmama tahammülleri yok. Çünkü ben görevimi yaptıkça gerçekler ortaya çıkıyor, ben konuştukça kurdukları kumpaslar boşa düşüyor” ifadelerini kullandı.


“Seçim adı altında tiyatro oynanıyor; bazı zalimler koltuklarına ömür boyu yapışıyor”

“Haksız yere cezaevinde tutulmak, yargılama yapılmadan cezalandırılmak anlamına gelir. Bu durum, hiçbir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için kabul edilemez; hele ki halkın oylarıyla seçilmiş, milli iradenin temsilcisi olan yöneticiler için asla kabul edilemez.


Savcıların ve mahkemelerin sürece dâhil edilmesi kimseyi yanıltmasın; yaşananlar hukuki değil, tamamen siyasidir. Benim ve belediye başkanı arkadaşlarımın tutukluluğu, iktidarın kendi varlığını koruma kaygısının ürünüdür.


Amaç açıktır: Muhalefeti işlevsiz bırakmak, seçimleri kendi lehlerine çevirmek ve iktidarlarını sürdürmek. Tarihe bakın; muhaliflerini hapse atan, hukuk ve demokrasiyi yok sayan yönetimler hep aynı yolu izledi.


Bu ülkelerde sahte seçimler düzenlenir, iktidardakiler zorbalıkla koltuklarını korur. Sonuç ise bellidir: Halk mutsuzdur, halk umutsuzdur.”

Rusya ve Ukrayna Arasında Yeni Esir Takası




Rusya Savunma Bakanlığı, Pazar günü Ukrayna ile her iki taraftan 146'şar tutuklu olmak üzere bir tutuklu değişiminin tamamlandığını duyurdu.

Bakanlık, Telegram'da yaptığı açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri'nin arabuluculuğuyla 146 Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tutuklusunun Kiev'e teslim edilmesi karşılığında 146 Rus askerinin Ukrayna topraklarından döndüğünü belirtti.

Bakanlık ayrıca, Ukrayna makamları tarafından "yasadışı" olarak alıkonulan Kursk sınır bölgesinden sekiz Rus sivilin serbest bırakılmasını da kapsadığını belirtti.

Değişime katılan Rusya İnsan Hakları Komiseri Tatyana Moskalkova, değişimin Belarus topraklarında gerçekleştiğini ve bunu "mutlu bir olay" olarak nitelendirdi.

Moskalkova, çoğunluğu yaşlı kadınlardan oluşan serbest bırakılan tutukluları bir minibüste karşılayan bir videoda yer aldı.

Kursk Oblastı, Ağustos 2024'te Ukrayna güçlerinin bölgeye girip aylarca işgal ettiği ve ardından Kuzey Koreli savaşçıların desteklediği bir Rus askeri operasyonu nedeniyle baharda geri çekilmek zorunda kaldığı dönemden bu yana askeri gerginliklere sahne oluyor.

Ukrayna tarafında ise Savaş Esirleri Koordinasyon Merkezi, merkezden yapılan açıklamaya göre, operasyonun 2022 ve 2023 yıllarında gözaltına alınan gazeteciler Dmytro Khylyuk ve Mark Kalyus'un serbest bırakılmasını da içerdiğini duyurdu.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Khylyuk'un serbest bırakılmasını doğrulayarak, Mart 2022'de Kiev bölgesinde gözaltına alındığını ve şimdi ülkesine döndüğünü belirtti.

Sınır Tanımayan Gazeteciler, Khylyuk'un serbest bırakılmasını memnuniyetle karşılayarak, "gazetecilik faaliyetleri nedeniyle" gözaltına alındıklarını belirtti. Gözaltına alınmalarından ve kötü muameleden sorumlu olanların hesap vermesini talep eden örgüt, Moskova tarafından halen tutuklu bulunan bir Ukraynalı medya çalışanının serbest bırakılmasını talep etti.

Görüşmede ayrıca, üç yıldan fazla süredir tutuklu bulunan eski Herson Belediye Başkanı Volodimir Mykolaenko'nun serbest bırakılması da yer aldı.

Uzman: Türkiye Depreme Dayanıklı Şehirler Kurmalı

 



Türkiye Depreme Dayanıklı Şehirler Kurmalı: Balıkesir ilinin Sündürgi ilçesinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından, ünlü Türk sismolog Profesör Naci Gürür, depreme dayanıklı şehirler inşa edilmesi çağrısını yineledi.

Depremin ardından Profesör Gürür, sosyal medyada daha büyük bir deprem beklemediğini belirterek, “Deprem, Simav Fay Zonu içindeki Sındırgi Fayı’nda meydana geldi.

Türkiye Depreme Dayanıklı Şehirler Kurmalı: Sağ yönlü bir fay. Küçük bir deprem değil ve hasara yol açabilir. Daha büyük bir deprem olacağını sanmıyorum. Bir süre evlerinizden uzak durun.” dedi.

Gürür, daha sonra yaptığı açıklamada, hasarın beklenenden daha büyük olacağını belirterek, “Bazılarının sandığı gibi bu depremden küçük hasarlarla çıkmayacağız. Umarım kayıplar önemli olmaz.” dedi.

Türkiye Depreme Dayanıklı Şehirler Kurmalı:

Şimdi, televizyonlarda deprem haberlerinin peşinden koşanlara sesleniyorum: Ben depreme dayanıklı şehirler diye bağırırken neredeydiniz? Unutmayın, tek çözüm depreme dayanıklı şehirler. Artçı sarsıntılar devam ediyor.”

“Sündiriçi depremi, beklenen büyük İstanbul depreminin nedenlerini harekete geçirecek mi?” sorusuna Naci Görür, “Alakır-Sündiriçi/Balıkesir depremlerinin İstanbul ve Marmara’yı etkileyip etkilemediği soruluyor.

Marmara Bölgesi’ndeki fay hatlarındaki stres bölgelerini etkilemiş olabilirler, ancak Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey kolunu etkileyeceğine inanmıyorum. Herkese sağlık diliyorum.” dedi.

Türkiye Depreme Dayanıklı Şehirler Kurmalı: Naci Görür, son paylaşımında “depreme dayanıklı şehirler” konusundaki uyarısını yineleyerek herkesi “Gelin, devlet, hükümet, belediye ve halk olarak birlikte çalışalım ve ülkemizi depreme dayanıklı hale getirelim.” diye çağırdı.

Prof. Görür, “Sündiriçi depreminin mesajı nedir? Depreme dayanıklı şehirlere duyulan ihtiyaç konusunda bir uyarıdır.

Uzman olmamıza, fay sistemlerinin ayrıntılarına inmemize, falcı olmamıza veya ‘Ben tahmin etmiştim’ gibi saçmalıklar söylememize gerek yok.” dedi. Devlet, hükümet, belediye ve millet olarak birlikte çalışalım ve ülkemizi depreme dayanıklı hale getirelim.

Bakın, başka ülkelerde bizimkinden daha büyük depremlerde insan ölmezken, ülkemizde on binlerce vatandaşımızı 7 ve üzeri şiddetteki depremlerde toprağa veriyoruz. Yetmedi mi? Yetmiyor mu? Herkese sağlık diliyorum.

Türkiye depremin yıkım riskini azaltmak için ne yapıyor?

Türkiye Depreme Dayanıklı Şehirler Kurmalı: 10 Ağustos’ta Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki deprem, Marmara ve Ege bölgelerinde geniş bir alanda hissedildi.

Afette bir kişi yaşamını yitirdi, 29 kişi yaralandı. Yapılan incelemelerde 68 kırsal mahallede 16 bina ile iki caminin minaresinin yıkıldığı, bunlardan 12’sinin metruk olduğu belirlendi.

Depremin ardından kamuoyunda tartışmalar, çoğunlukla büyüklük kavramı üzerinden yürütüldü. Ancak uzmanlara göre asıl mesele, yıkım riskini azaltacak önlemlerin ne ölçüde hayata geçirildiği.

İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Sismoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, “Deprem doğanın, afet ise insanın eseridir” diyerek sorumluluğun tüm paydaşlara ait olduğuna dikkat çekiyor. Eyidoğan, aynı büyüklüğe sahip depremlerin bile farklı etkiler yaratabileceğini vurguluyor. Kırılma tipi, uzunluğu, yönü, odak derinliği ve kırılma hızı gibi unsurlar; sarsıntının şiddetini, süresini ve yarattığı hasarı doğrudan etkiliyor.

Profesöre göre, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği artık tartışma konusu değil. Bu nedenle, afet riskini en aza indirmek için depreme dayanıklı şehirler, doğru planlama ve sağlam yapılaşma anlayışının çoktan hayata geçmiş olması gerekiyor.

LGS Yerleştirme Sonuçları Bugün Açıklanıyor

 




LGS Yerleştirme Sonuçları Bugün Açıklanıyor: Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 14-24 Temmuz tarihleri arasında alınan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) tercih başvurularının sonuçlarını bugün duyuracak. Milyonlarca öğrenci ve veli, “LGS tercih sonuçları açıklandı mı?” sorusunun yanıtını bekliyor

Bakanlık takvimine göre yerleştirme sonuçları, www.meb.gov.tr adresinden erişime açılacak. Öğrenciler, tercih sonuçlarını T.C. kimlik numaraları ile sorgulayabilecek.

Nakil Süreci Başlıyor

Lise yerleştirmelerinde boş kalan kontenjanlar için nakil başvuruları iki aşamada yapılacak.

1. Nakil Dönemi: 4-6 Ağustos 2025 tarihleri arasında başvurular alınacak, sonuçlar 8 Ağustos’ta ilan edilecek.
2. Nakil Dönemi: 8-12 Ağustos 2025 tarihleri arasında başvurular yapılacak, sonuçlar 14 Ağustos’ta açıklanacak.
Okullarda Forma Dönemi Başlıyor: Veliler Karardan Memnun

LGS Yerleştirme Sonuçları Bugün Açıklanıyor: Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2025-2026 eğitim-öğretim yılından itibaren okullarda serbest kıyafet uygulamasını sona erdirerek yeniden forma sistemine geçileceğini duyurdu.

Karar, veliler tarafından büyük ölçüde olumlu karşılandı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) ulaşan çok sayıda mesajda, veliler Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e teşekkürlerini iletti.

Velilerden Destek Mesajları

İletişim Başkanlığı’nın aktardığına göre, veliler mesajlarında ekonomik zorlukların hafiflemesi, öğrenciler arasında eşitliğin sağlanması ve psikolojik rahatlama konularına dikkat çekti.

LGS Yerleştirme Sonuçları Bugün Açıklanıyor: Bir veli, “Serbest kıyafette sürekli yeni kıyafet almak zorunda kalıyorduk. Forma kararı aileleri maddi olarak rahatlatacak” derken, başka bir veli, “Serbest kıyafet dönemi çocuklar arasında gereksiz kıyas ve rekabet yaratıyordu” ifadelerini kullandı.


Bir öğretmen ise, “Okullarda forma uygulamasına geri dönülmesi sevindirici. Hatta tasarım yarışmalarıyla okul formaları daha özel hale getirilebilir” sözleriyle memnuniyetini dile getirdi.

Ekonomik, Sağlıklı ve Uzun Ömürlü

Yeni forma düzenlemesi kapsamında kıyafetler sade, ekonomik, kolay temin edilebilir ve pedagojik kriterlere uygun olacak. Özel sağlık durumu bulunan öğrenciler için esneklik sağlanacak. Okul kıyafetleri en az dört yıl boyunca değiştirilmeden kullanılacak.


Okul-aile birlikleri forma satışı yapamayacak, velilere belirli mağazalar yönlendirilerek alışveriş zorunluluğu getirilemeyecek. Özel günlerde yüksek maliyetli kıyafet zorunluluğu olmayacak. Atölye ve laboratuvarlarda ise okul onayıyla iş kıyafeti kullanılabilecek.

Velilere Serbest Alışveriş Hakkı

LGS Yerleştirme Sonuçları Bugün Açıklanıyor: Her okul, formalarını dayanıklı ve sağlıklı kumaşlardan tasarlayacak; pamuklu ve yünlü malzemeler tercih edilecek. Rozet, arma gibi sabit semboller kullanılmayacak ve veliler istedikleri yerden forma temin edebilecek.

MEB, bu uygulamanın öğrenciler arasında eşitlik duygusunu güçlendireceğini, okul kültürünü pekiştireceğini ve ailelerin üzerindeki ekonomik yükü hafifleteceğini vurguluyor.