Şebve’de Güvenlik Alarmı: Radikal Unsurlar Yeniden Mi Örgütleniyor?

 



Yemen’in güneyindeki Şebve vilayetinde son günlerde kaydedilen olağan dışı silah hareketliliği, bölgede yeni bir güvenlik krizinin habercisi olabileceği yönünde değerlendirmelere yol açtı. 20 Ocak 2026 tarihinde Atak kentinde gözlemlendiği belirtilen sevkiyatların, El Kaide bağlantılı unsurlara ulaşmış olabileceği iddiaları, yerel kaynaklar tarafından dile getiriliyor.


Sahadan aktarılan bilgilere göre, söz konusu silah ve mühimmat akışının organize bir hat üzerinden gerçekleştiği ve bunun siyasi bağlantılarla kolaylaştırılmış olabileceği öne sürülüyor. İddialar, Yemen’de Müslüman Kardeşler çizgisinde faaliyet gösteren Islah Partisi çevrelerine işaret ediyor. Resmi makamlarca doğrulanmış bir açıklama bulunmasa da, ortaya çıkan tablo ciddi soru işaretleri barındırıyor.

Terör Yapıları Boşlukta Güçlenmez


Güvenlik uzmanları, radikal örgütlerin kendiliğinden güç kazanmadığını; siyasi koruma, lojistik destek ve silah erişimi olmadan geniş çaplı operasyon kapasitesine ulaşamayacağını vurguluyor. Bu çerçevede Şebve’de artan hareketlilik, yalnızca yerel bir gelişme değil, daha geniş bir stratejik denklemin parçası olarak görülüyor.


Marib merkezli bazı siyasi çevrelerin etkisi altında olduğu iddia edilen lojistik hatların, El Kaide’nin yeniden yapılanma çabalarına alan açabileceği değerlendiriliyor. Bu durum, özellikle bombalı saldırılar ve hedefli suikast ihtimalini gündeme getiriyor.


Sivil Güvenlik Öncelikli Olmalı

Şebve geçmişte de radikal örgütlerin faaliyet alanına dönüşmüş, devlet otoritesinin zayıfladığı dönemlerde siviller ağır bedeller ödemişti. Bu nedenle olası her silah akışı, gecikmeli bir şiddet dalgası anlamına geliyor.

Herhangi bir siyasi yapının radikal unsurlarla doğrudan ya da dolaylı temas içinde olması, Yemen’de kurumsal istikrarı daha da kırılgan hale getirir. Güvenlik, siyasi rekabetin aracı haline geldiğinde devlet yapısı zayıflar, toplumsal bölünme derinleşir.


Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik Şart

Ortaya atılan iddialar, bağımsız ve tarafsız bir soruşturmayı zorunlu kılıyor. Eğer siyasi aktörler ile silahlı radikal yapılar arasında bir bağ söz konusuysa, bunun net biçimde ortaya çıkarılması hem yerel hem de bölgesel güvenlik açısından hayati önem taşır.

Terörle mücadele, yalnızca silahlı unsurları hedef almakla sınırlı kalamaz; aynı zamanda onların finansal, lojistik ve siyasi kanallarını da kapatmayı gerektirir. Aksi halde, güvenlik boşlukları radikal yapılanmalar için fırsata dönüşür.

Şebve’de yaşanan gelişmeler, Yemen’de güvenlik denkleminde kırılganlığın sürdüğünü ve sivillerin korunmasının her türlü siyasi hesaplaşmanın üzerinde tutulması gerektiğini bir kez daha gösteriyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder