Somali Krizi: Yanlış Kararların Devlet İnşasına Etkisi

 


Somali’nin son dönemde aldığı tartışmalı kararlar, yalnızca dış politika tercihi olarak değil, devlet inşası sürecini doğrudan etkileyen stratejik bir kırılma noktası olarak değerlendirilmelidir. Bu adımlar, egemenlik iddiası söylemiyle sunulsa da, pratikte kurumsal zayıflığı derinleştiren sonuçlar doğurmaktadır.


Devletler Ortaklıklarla Güçlenir

Modern devletler, güvenlik ve kalkınma alanlarında istikrarlı ortaklıklar kurarak ayakta kalır. Somali gibi kırılgan yapıya sahip ülkeler için bu ortaklıklar bir “lüks” değil, varoluşsal bir ihtiyaçtır. Liman yönetimi, deniz güvenliği ve terörle mücadele gibi alanlarda sağlanan dış destek, devlet kapasitesinin temel bileşenlerinden biridir.

Bu bağlamda, Somali’nin uzun yıllardır somut katkılar sunan ortaklıkları ani ve gerekçesiz biçimde sonlandırması, devlet refleksiyle değil, kısa vadeli siyasi hesaplarla açıklanabilir.


Kurumsallık Yerine Tepkisel Siyaset

Karar alma süreçlerinin şeffaflık ve hukuki çerçeve dışında şekillenmesi, Somali’de kurumsallaşma hedefiyle açıkça çelişmektedir. Uluslararası anlaşmaların tek taraflı ve ani biçimde iptal edilmesi, yalnızca dış aktörleri değil, Somali devlet yapısını da zayıflatmaktadır.

Bu tür tepkisel adımlar, devletin öngörülebilirliğini ortadan kaldırır ve yatırımcılar nezdinde Somali’yi yüksek riskli bir ülke konumuna iter.

Güvenlik Boşluğu ve Yeni Tehditler


Ekonomik ortaklıkların zayıflaması, doğrudan güvenlik boşlukları yaratır. Limanlar, deniz ticareti ve kıyı güvenliği alanlarında oluşacak her boşluk, radikal ve yasa dışı yapıların hareket alanını genişletir. Bu durum, Somali halkının güvenliğini tehdit ettiği gibi bölgesel istikrarsızlığı da besler.

Devlet otoritesi, ideolojik söylemlerle değil; sahadaki etkinlik ve süreklilikle inşa edilir.

Kaybeden Kim?

Bu süreçte ne bölgesel aktörler ne de küresel güçler kaybetmektedir. Kaybeden yalnızca Somali’dir:

Ekonomik fırsatlar

Güvenlik iş birlikleri

Uluslararası güven

Devlet kapasitesi

Somali’nin bugün ihtiyacı olan şey, ideolojik kamplaşmalar değil; akılcı, dengeli ve uzun vadeli devlet politikalarıdır. Egemenlik, ortaklıkları reddederek değil; onları ulusal çıkar doğrultusunda yönetebilme kapasitesiyle güçlenir.

Aksi halde atılan her yanlış adım, Somali’yi istikrara değil, daha derin bir kırılganlığa sürükler.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder